Bugün hepimizin avuçlarında bir başka pencere daha var: Dijital ekranlar. Sosyal medya, video platformları, çevrimiçi oyunlar ve içerik akışları… Dış dünyaya açtığımız pencerenin içinde bir başka pencere. Yani gerçeklik içinde bir başka gerçeklik…
Uzun, ama bir o kadar keyifli geçen yolculuktan sonra vardığı bu şehirde bir hayli mutluydu. Defalarca geldiği halde her seferinde yaşadığı bu duygunun neredeyse müptelası olmuştu. Şehrin her köşesi tarih, sanat, kültür kokuyordu. Ama insan bedeni işte, ne kadar mutlu olsa da yoruluyordu. Ufak tefek bir şeyler atıştırıp duşun altına […]
İnsan da canlıdır, ama bedensel varlığının ötesinde, ona aşkın bir varlıktır; var olanlarla birlikte bir arada bulunur, ancak varlığın içinde, varlığa açık, onunla ilişki içinde ona cevap olarak dururken dış dünyanın uyarıları karşısında da bir muhataptır. İnsanı diğerlerinden ayrıksı kılan, bu ‘açıklık ve cevap verme halinde’ bilinç ve farkındalık sahibi […]
Son dönemde yaşananları değerlendirdiğimizde dünyanın ve insanlığın en çok ihtiyacı olan şeyin barış olduğunu söyleyebiliriz. Barış, dünyada çokça sözü edilen, hep aranan, özlenen, yaşanmak istenen evrensel bir değerdir. İnsanlık olarak henüz barışın tam anlamıyla yaşandığı bir noktaya gelemediğimiz açık olsa da kuşkusuz buna dair umut daima mevcuttur. Peki barış nedir? […]
İrade kavramı hem gündelik yaşamımızda hem de bilimsel literatürde önemli bir yere sahiptir. Felsefe, hukuk ve din gibi alanlardaki “özgür irade” tartışmalarının ve nörobilimde son yüzyılda gözlenen gelişmelerin ışığında “irade eğitimi”nin önemi her geçen gün artmaktadır.
Farkında olsak da olmasak da tüm eylemlerimizin, davranışlarımızın ve düşüncelerimizin arkasında değerlerimiz vardır. Değerler, insanın, kendini, yaşamı, içinde bulunduğu toplumu ve dünyayı tanıması için önemli veriler içerir.
Siz hiç korkuluk oldunuz mu? Ben oldum. Bir süre, her sabah aynı saatte. Sessizlikte saklı ifadeleri okumayı en çok onun gözlerinden öğrendim. Geldiği ilk sabah “Ürküyorum” dedi. Yine de birine güvenmek istediği belliydi.
Bilgileri paylaşmak çok değerlidir. Hayatın olağan akışında sık sık da yapıyoruz bunu. Bununla birlikte, hayatın içinden devşirdiklerimizi, farkındalıklarımızı, idraklerimizi paylaşmanın değeri tartışılmaz; bizi büyütür, zenginleştirir.
Sevgili insan, dünya öyle bir çığlık attı ki, sanki yıllardır içinde biriktirdiklerini dışarı salmak için. Biz buna “büyük felaket” dedik ve öyleydi de. Yaşanan ‘büyük felaket’ pek çok canı yaktı. Yaşayanların da tanık olanların da canı yandı. Ümitle ümitsizlik, çareyle çaresizlik, acı ile (her kurtulan insan haberleriyle) sevinç, isyan etmekle […]