Her işin bir sırrı var. İçsel ilerleyişin de öyle. İç dünyamızda keşfettiğimiz yeni gelişim alanları başlangıçta bir bebek gibi olabiliyor. Ve her bebek gibi bakıma, sevgiye, ilgiye ihtiyaç duyuyor. Her bebek gibi biraz talepkâr da olabiliyor.
İnsanın kendini tanıma yolculuğunda, insan varlığının dışında, farklı kaynaklardan bahsedilmesi gerektiği sanılıyor. Oysa kaynağın deneyimlenmesi için insanın içine dönmesi gerekir.
İnsan; davranışlar, eylemler, kimlikler ve fiziksel özelliklerin ötesinde bir değerler bütünüdür. Bu bütünlük, kişinin emek vererek kendinde yaptığı keşifler sayesinde ortaya çıkıyor.
Herkesin içinde var olan özün, güneşin ufuktan doğuşu gibi, insan bedeninde doğuşunun adıdır manevi bebek. Manevi bebeğin doğuşu özümüzü fark etmeye başlamamızdır. İnsanın içinde kendi sonsuzluğunu anlama yolculuğuna çıkmasıdır. Manevi bebek bizim mükemmel yanımız, bizde var olan İNSAN’a ait parçadır. Bizim manevi çocuğumuz yani gönül bebeğimiz bizi olgunlaştıracak ve bir gün gelecek onunla […]
İNSAN olmak bir büyük yolculuktur … Yaşandıkça çoğalan, çoğaldıkça paylaşılan, paylaşıldıkça anlaşılan bilgilerden örülür bu yol … Her an yeniden başlarmışçasına güçlü ve cesur olmayı ister … Bizlerin hayat yolculuğu içinde çoğu kez yaşadığı ama üzerinde durmaktan kaçındığı küçük duyguları önemli kabul etmemizi ister … Kendimizi önemsememiz gerektiğini hatırlatır … […]
İnsan olmak, fiziksel bir tanım, nicelik değil, kazanılması, keşfedilmesi ve yaşanması gereken bir nitelik meselesidir. Edinilmiş benliklerden sıyrılıp gerçek kendini bulma arayışıdır. Aranılan şeyin ne olduğu bilinirse o yarı yarıya bulunmuş demektir.