Gerçek Doğamız
Gerçek doğamız gökyüzü gibidir. Bünyesindeki her şeye kucak açan bir alan, bir boşluk. Gerçek doğamız resmin çizildiği boş bir kağıt gibidir. Tüm deneyimlerimizin, kimliklerimizin var olmasına izin veren bir alan.
Gerçek doğamız gökyüzü gibidir. Bünyesindeki her şeye kucak açan bir alan, bir boşluk. Gerçek doğamız resmin çizildiği boş bir kağıt gibidir. Tüm deneyimlerimizin, kimliklerimizin var olmasına izin veren bir alan.
Zordur özgürlüğü tanımlamak. Bir soğanı soyar gibi katman katman keşfederiz özgürlüğü yaşam yolculuğumuz boyunca. Buldum sanırız bazen. Bir bakarız ki kayıp gitmiş avuçlarımızın arasından. Havayı avuçlamak gibidir özgürlüğe sahip olmaya çalışmak. Her an değişir anlamı. Farklı coğrafyalarda, farklı zamanlarda başkadır özgürlük tanımları.
Bağışlamak çok büyük bir özgürlüktür’ demişti bir keresinde içimin sesi. Öyle ise özgürlüğe açılan kapı insanın kendini bağışlaması, kendini olduğu gibi kabul etmesi olsa gerek..
Gözlerimi açtığımda kendimi kocaman bir dünyada buldum, sonradan öğrendim seraymış dünyamızın adı. ‘Aman Tanrım’ dedim, ‘dünya ne güzelmiş’. İçeride huzur veren bir aydınlık vardı, bitkilerin üzerine düşüyordu ışık süzmesi.
Bazı gazetelerin magazin bölümünde ‘Sadece seyirci kalmadınız’ diye bir bölüm var, bilenler bilir. Bu bölümde biz dizi seyircileri takip ettiğimiz dizilerde farkına vardığımız hataları paylaşırız.